Bin 700 kilometre boyunca yolculuk yapan kayaların gizemi: Dinozorlar mı taşıdı?



Bin 700 kilometre boyunca yolculuk yapan kayaların gizemi: Dinozorlar mı taşıdı?

ABD’li bilim insanları, ülkenin Wyoming eyaletinde sıradışı kaya parçalarına rastladı. Taşların nereden geldiği yıllar boyunca gizemini korurken, yapılan son çalışma onların bin 700 kilometre ötedeki tarih öncesi dönemde oluşan Morrison kayasından geldiğini gösterdi. Araştırmacılar, günümüzden 150 milyon yıl önce yaşayan Sauropodlar adı verilen dev dinozorların taşları bölgeye getirmiş olabileceğini öne sürdü.

2017 yazında ABD’nin Wyoming eyaletindeki bir saha araştırma kampını ziyaret eden ve bazı kaya örnekleri alan bilim insanı Jashua Malone, kenarları yuvarlatılmış taşların nereden geldiğini merak etti.  Molane, yaptıkları araştırmalar sonucunda dört yıl sonra mesteklaşları ile birlikte taşlara ilişkin şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı.
Terra Nova dergisinde yayınlanan çalışmada, araştırmacılar meslektaşları ile birlikte, taşların bulundukları yerin yaklaşık bin 700 kilometre doğusundaki güney Wisconsin’deki bir kaya oluşumundan geldiğini gördü. Bunların uzun boyunlu dinozorların bağırsaklarında taşınmış olabileceği sonucuna varıldı.
Sauropodlar olarak bilinen bu hayvanlar, 30 metreden fazla uzunluğu ve 40 ton ağırlığa ulaşabiliyordu ve bugün bazı kuşların ve sürüngenlerin yaptığı gibi, bitkileri sindirmelerine yardımcı olmak için düzenli olarak gastrolit (mide taşı) olarak bilinen kayaları yutuyorlardı. Çalışmanın yazarları hipotezlerinin, kayaların pürüzsüz ve yuvarlak dokularını nasıl kazandıklarını açıklayacabileceğini de dile getirdi.
Gastrolitler, Morrison adı verilen bir kaya oluşumundaki Jurassic yaşlı çamurtaşlarında bulundu. Pembe ve kırmızı taşlardan  oluşan  Morrison formasyonu, Barosaurus ve Diplodocus gibi sauropodların yanı sıra Allosaurus gibi et yiyiciler de dahil olmak üzere dinozor fosilleriyle dolu bir alan.
Ancak başka yerlerde kazılan gastrolitlerin aksine yeni taşlar,  herhangi bir dinozor kalıntısı olmaksızın kendi başlarına bulundu. Ekip, taşların  Wyoming’ine nasıl geldiklerine dair bir ipucu elde etmek için  içindeki zirkon kristallerini almak ve tarihlendirmek için kayaları ezdi.
Texas Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Malone, “Bulduğumuz şey, bu gastrolitlerin içindeki zirkon yaşlarının, güney Wisconsin’deki kayalarla  farklı yaş aralıklarına sahip olduğuydu. Bunu, bu kayaların güney Wisconsin’de bir yerde yutulduğunu ve daha sonra bir dinozorun karnında Wyoming’e nakledildiğini varsaymak için kullandık. Daha önce bu tekniği kullanarak uzun mesafeli dinozor göçünü öneren böyle bir çalışma gerçekten yapılmamıştı, bu yüzden bizim için gerçekten heyecan verici bir andı” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte, Wisconsin-Wyoming bağlantısı, sauropod göçleri için önceki tahminlerden yüzlerce kilometre daha uzun bir yürüyüşe işaret ediyor. Hayvanlar yiyecek ve su aramak için yer değiştirdikçe değişen mevsimler göçleri tetikleyebilir. New York’taki Adelphi Üniversitesi’nden çalışmanın ortak yazarı olan Michael D’Emic, özellikle sauropodların, yaşamlarını sürdürmek için bu kaynaklara devasa miktarlarda ihtiyaç duyacaklarını söyledi.
D’Emic, “Sauropodlar, benzersiz boyutlarına ulaşmak için hızla büyüdüler. Bu, kalori ihtiyaçlarının çok büyük olduğu anlamına geliyor, bu nedenle yaşadıkları ortamlar göz önüne alındığında, yiyecek aramak için uzun mesafelere göç etmek zorunda kalmaları şaşırtıcı değil.” dedi.
Ancak diğer bilim insanları, kaya parçaları  herhangi bir gerçek dinozor kalıntısının yanında bulunmadığından, makalenin hipotezinin doğruluğunun kanıtlanması için daha fazla veriye ihtiyaç duyacağını söyledi.
Almanya’daki Martin Luther Üniversitesi Halle-Wittenberg’de jeolog ve omurgallar  paleontoloğu olan Oliver Wings, “Maalesef, bu parçaların gerçekten eski gastrolitler olduğuna dair gerçek bir kanıtımız yok. Taşların dinozorların karnında  taşınması olasılığını dışlayamayız, ancak bu, birkaç olasılıktan sadece biri” değerlendirmesini yaptı.

Yine de Dr. Wings, ekibin yeni tekniğinin, paleontologların, özellikle de gerçek dinozor iskeletleriyle korunmuş bulunan diğer gastrolitleri tarihlemek için kapıyı açtığını düşünüyor.



Kaynak Linki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.