11 yöresel ürüne daha coğrafi işaret tescili



11 yöresel ürüne daha coğrafi işaret tescili

Antep menengiç kahvesi, Gaziantep nohut dürümü, Karamanlı rezenesi, Paşa helvası, Adana taş kadayıfı, Deva-i misk helvası, Sultandağı kirazı, Sultandağı gılli kirazı, Adana karakuş tatlısı, Bayburt süt böreği ve Bayburt ekşi lahana olmak üzere 11 ürüne daha coğrafi işaret tescili verildi.

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından, 15 Ocak 2021 tarihi itibariyle Türkiye genelinde başvuru süreci tamamlanarak tescil edilen 11 coğrafi işaretli yöresel ürün, 15 Ocak 2021 tarihli 93 sayılı Resmi Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Bülteni’nde yayımlandı. Gaziantep’ten menengiç kahvesi ve nohut dürümü, Karamanlı rezenesi, Kütahya’nın paşa helvası, Adana’dan taş kadayıfı ve karakuş tatlısı, Afyonkarahisar’dan Sultandağı kirazı ve Sultandağı gılli kirazı, Bayburt’tan süt böreği ve ekşi lahana, Edirne’den Deva-i Misk helvası yeni coğrafi işaret tescili alan ürünler oldu. Böylece Türkiye genelinde coğrafi işaretli ürün sayısı da 650’ye yaklaştı.

ÜRÜNLERİN ÖZELLİKLERİ

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin tescilini aldığı Antep menengiç kahvesi: Gaziantep ilinin dağlık kesimde yabani olarak yetişen menengiçlerin kavrulup öğütülmesiyle elde edilen macun hâlindeki kahve. Yağ içeriği fazladır. Süt ile karıştırılarak pişirilir. Kafein içermez. Gaziantep’te 1600’lü yıllardan beri, menengiç meyveleri kavrularak, dövülerek ya da çekilerek menengiç kahvesi tüketiliyor. Bir rivayete göre 4. Murat’ın Bağdat Seferi sırasında burada dinlenmiş ve kendisine menengiç kahvesi ikram edilmiş.
Gaziantep’i Geliştirme Vakfı tarafından tescili alınan Antep nohut dürümü: Geçmişi 19’uncu yüzyıla dayanan, haşlanmış ve baharatlarla zenginleştirilmiş sade ve salçalı nohudun çeşitli garnitürlerle (maydanoz, domates, patlıcan veya patates kızartması) 223 sayı ile coğrafi işaret olarak tescilli Antep tırnaklı pidesine sarılması ile hazırlanan, yörede özellikle kahvaltı ve öğle yemeği için tercih edilen bir yiyecektir. Gaziantep’in en meşhur sokak lezzetleri arasında sayılır.

Karamanlı Belediyesi tarafından tescili alınan Karamanlı rezenesi: İki metreye kadar boylanan iki yıllık kokulu otsu bir bitkidir. Karamanlı’da yetiştirilen rezenenin yaprakları saplı ve tüysüz, gövdesi dik, içi boş silindir şeklindedir. Rezenenin çiçekleri uzun saplı ve bileşik şemsiye durumundadır. Protein ve yağ bakımından zengin bir bitki olan Karamanlı Rezenesi, element ve enerji değerlerinin yanı sıra uçucu yağ oranlarının ve uçucu yağ bileşenlerinin yüksek olması nedeniyle ilaç ve gıda sanayinde tercih edilir.

Kütahya Ticaret Borsası tarafından tescili alınan paşa helvası: Kütahya iline özgü geleneksel bir tatlı olup, geçmişi Osmanlı dönemine dayanır. Küçük küpler şeklinde, sert ancak dişe yapışmayan yapıdadır ve üzeri susam ile kaplıdır. Kütahya’da helvacılar tarafından 1898 yılında dönemin Osmanlı Valisi Fuat Paşa için yapıldığı rivayet edilir. Paşa’nın helvayı beğenmesi üzerine ‘Paşa Helvası’ olarak adlandırılmıştır. Özellikle ramazan aylarında tüketilir.

Adana Ticaret Odası’nın tescilini aldığı Adana taş kadayıfı: Gözenekli yapıda 9- 10 santimlik daire şeklindeki pişmiş hamurun katlanıp arasına ceviz konularak kızartılan şerbetli tatlıdır. Üretimi günlük yapılır. Geçmişi eskiye dayanan; törenler, adaklar temsil, festival ve tanıtım organizasyonları gibi özel günlerin yanı sıra günlük olarak da sıkça tüketilen Adana taş kadayıfı ile coğrafi sınır arasında ün bağı bulunur.

Edirne Ticaret Borsası’nın tescilini aldığı Deva-i Misk helvası: 39 çeşit baharat ve bileşen, yumurta akı, şeker ve potasyum bitartarat kullanılarak üretilen Deva-i Misk helvası, Edirne ilinin Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yaptığı yıllardan günümüze uzanan tarihi miras içinde yer alan bir üründür. İçinde birçok baharat bulunan bu ürün Osmanlı Edirne’sinde halka ücretsiz olarak dağıtılan özel bir tatlıdır. Bir şekerci ustası tarafından üretilen helvanın Osmanlı padişahı II. Murat’ın Edirne’ye geldiği gün padişaha sunulduğu ve adını kendisinin koymasının istendiği bilinir.

Sultandağı Kaymakamlığı’nın tescilini aldığı Sultandağı kirazı: Sultandağı ve Çay ilçelerinde ilk olarak dikimi 1940-1950 yılları arasına dayanır ve kiraz festivalleri 1968 yılından günümüze kadar devam edegelmiştir. Verilen coğrafi sınırla ünü ve bilinirliliği bulunan Sultandağı kirazı bölgesinin ihracata konu tarım ürünlerinin arasında yer alır. 1050 metre rakımda, Eber ve Akşehir göllerinin buharlaşma ve nemlendirme etkisiyle ortaya çıkan mikro-klima etkisi, bölgede üretilen kirazlarda kendine has renk, tat ve iriliğin oluşumuna katkı sağlar. Hasat zamanı genellikle yılın 20 Haziran- 25 Temmuz tarihleri arasındadır. Sapıyla beraber, fazla büyük olmayan taşıma kaplarına el ile toplanarak hasat edilir.

Sultandağı Kaymakamlığı’nın tescilini aldığı Sultandağı gılli kirazı: İlk olarak yetiştirilmesi 1940’lı yıllara dayanır. Belirtilen coğrafi alanda 1980’li yıllardan itibaren tamamen ticarete konu olacak şekilde kapama bahçeler şeklinde yetiştiriciliği devam etmektedir. Eber ve Akşehir göllerinin buharlaşma ve nemlendirme etkisiyle ortaya çıkan mikro- klima etkisi bölgede üretilen kirazlarda kendine has renk, tat ve iriliğin oluşumunu sağlar. Meyve eti rengi koyu kırmızı-siyah renkte, meyve eti ağırlığı 6-7,5 gram, meyve eni 20-23 mm, suda çözünebilir kuru madde en az yüzde 20’dir. Erkenci bir çeşitten üretilen Sultandağı gılli kirazının hasat edilmesi genel olarak haziran ayı içerisinde gerçekleştirilir.

Adana Ticaret Odası’nın tescilini aldığı Adana karakuş tatlısı: Yörede uzun yıllardır üretilmekte ve tüketilmekte olan şerbetli bir tatlıdır. Özel amaçlı buğday unu (baklavalık-böreklik), yumurta, tuz ve su ile hazırlanarak yoğrulan hamurdan alınan bezelerin açılıp, aralarına ceviz serpilerek, tekniğine uygun olarak sarılıp kesilmesi ve kızartıldıktan sonra şerbet içine daldırılması şeklinde üretilir. Kendine özgü açma, sarma, kesme ve pişirme yöntemi ve son ürünün görünümü ile ayırt edilir. Düğün, bayram, festival, çeşitli özel günler vb. gibi toplu yemek yenen organizasyonlarda ikram edilir.

Bayburt Belediyesi’nin tescil aldığı Bayburt süt böreği: Yufka ile hazırlanarak fırında kızartılan ve üzerine süt şerbeti dökülen tatlı börektir. Kendine has üretim metoduyla coğrafi sınır ile ün bağı bulunur. Yörede özellikle ramazan ayında, bayram, düğün ve davetlerde ikram edilir. Süt, tereyağı, yumurta ve un ile hazırlanan hamur dinlendirildikten sonra arası nişastalanarak ince yufkalar halinde açılır. Yufka aralarına kavrulmuş fındık serpilir, üzerlerine de tereyağı dökülür ve büyük üçgen dilimler halinde kesilip fırında kızartılır. Üzerine süt şerbeti dökülür. Bayburt Süt Böreği gevrek ve çıtır yapılır, ne çok sert ne de yumuşaktır. Yüzeyi parlak pembemsi, iç kısmı sarımsı beyaz renktedir.

Bayburt Belediyesi’nin tescilini aldığı Bayburt ekşi lahana: Salamura lahana turşusu, tuzlanmış kurutulmuş kemikli et, bulgur, kuyruk yağı, tereyağı, soğan ve salça kullanılarak ve tencerede pişirilerek hazırlanan, tadı mayhoş bir yemektir. Kendine has üretim metoduyla uzun yıllardır üretilen Bayburt ekşi lahananın coğrafi sınır ile ün bağı bulunur. Bayburt Ekşi Lahana üretimi için önce lahanadan (kelem), turşu yapılır. Yemeğin yapımında kullanılan bir diğer malzeme olan kurutulmuş kemikli et ise kaburga etinin tuzlanıp taş fırınlarda kurutulmasıyla elde edilir.

Sefirin Kızı 36. yeni bölüm fragmanı



Kaynak Linki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.